Notada Durak İşareti Hangisidir ?

Sanatın alt dallarından biri olan müzik hayatımızın her alanında karşımıza çıkabilmektedir. Bu da bize az da olsa bilgi sahibi olma ihtiyacı doğurur. Müzikte ritim tutarken farklı değerlere sahip notalar kavramıyla karşılaşırız. Ancak ritim sırasında sadece çıkan seslere odaklanmayız, yeri gelir susacağımız zaman da olur.

Notada Durak İşareti

Nota dilinde duraklama, sesi kesme mesajı “Sus” veya bir diğer adı olan “Es” işaretiyle ifade edilir. Kullanıldığı belli birim sürenin sessiz geçmesi gerektiğini ifade eder.

Es İşaretinin Anlamı

Es kelimesi toplum içerisindeki genel bir yargının aksine Türkçe değil Latince’dir. Ve kendi dilinde de anlamı ‘Sus’ ( durak ) demektir.

Es İşaretinin Kullanımı

Porteye notalarla birlikte yazılır. Sırası gelince değerliğine uygun biçimde uygulanır. Örneğin notalarını sırayla çaldığınız bir melodide, notaların ardından porteye yazılmış olan ‘Sus’ değeri kadar duraklar ve beklersiniz, ardından nota akışı devam eder ve sizde çaldığınız melodiyi devam ettirirsiniz.

Es İşaretinin Önemi

Bir parça inişli çıkışlı birbirinden farklı büyülü ezgilerle doludur. Bu sebeple bazen besteciler, bestelerinde dinleyiciye ters köşe yapmaktan çekinmez. Ritim gereği şarkılarda notaların sustuğu boşluklar da vardır. Duraklama bu açıdan hem besteci hem de dinleyici için bir kolaylıktır.

Es İşaretinin Tarihi

Müzik, insanlık tarihinin sesleri anlamlandırmaya başlamasına kadar dayanır. Müzik doğanın sesidir ve insan bunu fark ettiğinden beri nasıl dili çözümleyip yazıya dökmeye uğraşmışsa aynısını doğanın dili için de yapmıştır.

Notalama sisteminin ilk adımları Pisagor’un bir demirci dükkânının önünden geçerken ustanın demiri döverken çıkardığı farklı sesler aracılığıyla müziğin matematiği fark etmesiyle atılmıştır. Ardından 9.yüzyılda daha sistematik bir hale gelmiş ve evrensel notaların tarihi başlamıştır. Notalar nasıl müzik için birbirinden bağımsız adeta sözcükler ise, duraklama da aynı şekilde sessizliği temsil eder.

Yurtdışı Tatil Tur Önerileri

Özellikle yurtdışında kısa sürede daha çok yer görebilmek amacıyla tatil planı yapan kişiler yurtdışı turlarını tercih etmektedir. Bu yurtdışı turlarının seçimindeki en önemli kıstas gidilecek ülkelerin vize isteyip istememesidir.

Vizesiz Yurtdışı Turları

Vize işlemleri için vakit bulamayan aynı zamanda vize başvurusu masrafından kaçınan ve vize alamama gibi durumlarda tatil planını riske atmak istemeyen kişiler tarafından sıkça tercih edilen yurtdışı turlarıdır. Son yıllarda ülkemizde en çok tercih edilen vizesiz turlar şunlardır;

Balkan Turları: Tur süresine göre farklı Balkan ülkelerini kapsayan, gidilen her ülkede yine süresine göre en az bir gece konaklama ve ülkenin kültürünü tanıma fırsatı bulabileceğiniz turlardır. Aynı zamanda Osmanlı Döneminden kalma tarihi yer ve yapıları görebilir ve Balkan lezzetlerinin tadına varabilirsiniz.

Ukrayna Turları: Özellikle pasaport dahi olmadan Türkiye Cumhuriyeti yeni kimlik kartları ile ülkeye giriş yapabilmesi sayesinde son zamanlarda en popüler olan vizesiz turlardan biri haline geldi. Aynı zamanda Ukrayna’nın ülke olarak ülkemize göre çok daha ucuz oluşu ve hava yolu şirketlerimizin sıklaştırdığı seferler Ukrayna’yı daha cazip hale getirmiştir. Bir dezavantaj olarak; Türk turistlerin en zorlandığı konu ülke dilinin Kiril alfabesiyle yazılmasıdır.

Vizeli Yurtdışı Turları

Vize alabilen veya geçerli Schengen vizesi olan kişilerin son yıllarda en çok tercih ettiği yurtdışı turlarının başında, farklı sürelerde ve farklı şehirleri kapsayan İtalya turları gelmektedir. Mimarisi, tarihi, kültürü ve yeme içme zenginliği ile İtalya ülkemizden binlerce turisti çekmektedir.

En çok tercih edilen bir diğer vizeli tur da Viyana, Prag, Budapeşte’yi kapsayan Orta Avrupa turlarıdır. Genellikle bir hafta süren bu tur programları kısa sürede mimari, sanatsal ve kültürel yönden önemli olan Avrupa başkentlerini tanıma fırsatı verdiği için tercih edilmektedir.

Bitcoin Nasıl Nakit Paraya Dönüştürülür?

Bitcoin sanal para birimidir. Bu para birimi fiziksel varlık barındıran paraların aksine çevrimiçi ortamlarda varlık gösterir. Bu durumdan dolayı çevrimiçi cüzdanlarda biriktirilip saklanmaktadırlar. Bitcoin çeşitli yöntemlerle alınabilir ve satılabilir. Bu sayede çeşitli para birimleri üzerinden değişimleme yapılmış olunur. Bitcoin dünyasına giriş yapmak için yapılması gereken ilk şey bitcoin almaktır. Eğer bitcoin çekmek istiyorsanız bitcoininiz zaten vardır. Ancak bitcoin çekmenin çeşitli yöntemleri bulunmaktadır.

Banka Hesabı Aracılığıyla Bitcoin Çekme

Bitcoin, çevrimiçi cüzdanda biriktirilir ve korunur. Eğer cüzdanınızda var olan bitcoini çekmek ve nakit para olarak kullanmak istiyorsanız işe çevrimiçi cüzdanınıza banka hesabı bağlayarak başlayabilirsiniz. Çevrimiçi cüzdanınıza banka hesabı bağlamanız, bu iki taraf arasında aktarım yapabileceğiniz anlamına gelmektedir. Dolayısıyla dilediğiniz zaman sahip olduğunuz bitcoini nakit paraya dönüştürerek banka hesabınızda görebilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken sonraki şey en yakın ATM’ye gidip paranızı hesabınızdan çekmek olur.

ATM Aracılığıyla Bitcoin Çekmek

Bir diğer bitcoin çekme yöntemi bitcoin ATM’leri üzerindendir. Bitcoin ATM’leri sayesinde çevrimiçi cüzdanınıza para yatırabilir veya sahip olduğunuz bitcoin üzerinden para çekebilirsiniz.

Yüzyüze Görüşmeyle Bitcoini Nakite Çevirmek

Sahip olduğunuz bitcoini nakite çevirmenin bir yolu bitcoin alım satımı yapan kişilerle görüşmektir. Bu kişiler çeşitli yerlerde bulunmaktadır. Özellikle anonimlik konusunda verimli hizmet sağlamakta olan bu kişiler herhangi bir ATM veya banka ile uğraştırmadan değişiminizi rahatlıkla yapma fırsatını size sunmaktadır. Tüm bu bitcoini nakite çevirme işlemleri arasından uygun olanını kendi adınıza seçecek olan kişi sizsiniz. İşlemleri yapmadan önce herkese bilgi toplamak tavsiye edilmektedir.

Endüstride Sermaye Gerekir Mi?

Sermaye gerekir mi endüstri dalında sorusu, endüstrinin de geçmişindeki üç dönemine bakarak ve gelecek dünyanın ihtiyaçları göz önünde bulundurulacak bir soru.

 Birinci Endüstri Devrimi

İngiltere’de dokuma tezgahlarının makineleşme adımlarıyla başlayan süreç, ardından kömür, su ve buhar unsurlarının devreye girmesiyle, minik üretim yerleri yerine fabrikalar meydana geldi. Başlangıçta fazla sermaye ihtiyacı duyulmayan tekstil sektörü yanına ağır sanayiyi de alınca, sermayenin önemi kaçınılmaz oldu. Bu dönem 18 ve 19. yüzyılları arasında gelişti. Demir, buhar, kömürü ham madde ve enerji kaynağı olarak kullanılması geniş üretimi ve talebi getirdi. Sermaye bu dönemde endüstride gerekliydi.

İkinci Endüstri Devrimi

Birinci devrimdeki kömür, buhar, su ve demirin enerji kaynağı ve ham madde kullanılmasının yanına bu dönemde petrol, elektrik ve kimyasal maddeler devreye girdi. Enerji kaynağı olarak fabrikalarda elektriğin devreye girmesi, petrolle çalışan içten yanmalı motorların kullanımına sebep oldu. Seri üretim bandı sistemleri, çelik üretiminin gelişmesi demir yolu taşımacılığı ve ticarete etkili bir dokunuş yaptı. 20. yüzyıl başlarına gelen bu dönemde sermayeye ihtiyaç daha da büyümüş oldu.

Üçüncü Endüstri Devrimi

Üretimde otomasyon dönemi başladı. Bilgi, iletişim ve teknoloji ana kodlar oldu. Bu dönemde üretimin yönü ve biçimi geliştirildi. Yenilenebilir kaynaklar enerjinin ana faktörü oldu. Bunun sayesinde üretimin bilgi ve teknolojiyle birleştiği bir dönem oldu. Dördüncü dönemin en önemli sermayesi bilgiyi doğru kullanmak olacaktır.